26 Temmuz 2017 Çarşamba

Roma'da ikinci gün..

Roma'da ikinci günümüze sabah erkenden kalkıp Vatikan yollarına düşerek başladık. Metro istasyonundan indikten sonra biraz yürüyerek Vatikan'ın önündeki San Marco meydanına ulaşabilirsiniz. Meydana ulaştığımızda daire şeklindeki kalabalığı gördüğümüzde epey gözümüz korkmuştu ancak sıra çok hızlı ilerledi ve San Marco Kilisesine yaklaşık 45 dk beklemeden sonra girebildik. Bu kilise bizi girişinden itibaren büyüledi. Buyrun fotoğraflara;


360 derece dönen ve hiç bitmeyecekmiş gibi görünen kuyruk












Papa'nın pazar günleri yaptığı konuşmayı izleyenler için kurulan sandalyeler
Vatikan'ın meydanı

Kiliseyi gezdikten sonra nehir boyunca yürüyerek Piazza Poppolo'ya ulaştığımızda yağmur çiselemeye başlamıştı.
Piazza Poppolo
Piazza Poppolo
Piazza Poppolo
Poppolo'dan metroya binip spagna durağında indik ve ispanyol merdivenleri karşımızda :)

İspanyol merdivenleri
İspanyol merdivenleri
İspanyol merdivenlerini arkanıza alıp tam karşınızda sağ tarafta bir sokak var. O sokağa girerseniz karnınızı ayaküstü doyurabileceğiniz çok lezzetli seçenekler mevcut. Bunlardan bir tanesi Pastificio. Bu bir makarnacı. Her gün öğelen 12:00 civarı açılıyor ve günlük 2 çeşit taze makarna yapıyor. Makarnaların çeşidi her gün değişiklik gösteriyor. Küçük paketlerde alıp elinizde ayaküstü yiyebileceğiniz bir mekan. Makarnaları gerçekten çok lezzetli. Bir diğer seçenek pastificio'nun sol tarafında kalan mandıra. Oradan da istediğiniz ürünleri seçerek soğuk sandviç yaptırabilirsiniz.
Ee yemeği de yedikten sonra üzerine en iyi ne gider? Tabi ki tatlı.. O zaman hemen arkanızı dönün ve Pompi'den harika bir tiramisu seçin kendinize. Oturarak yiyebileceğiniz gibi paket olarak alıp ispanyol merdivenlerinde manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Bu arada Pompi'de bir görevli çat pat Türkçe biliyordu. Biz tatlı aşkına tiramisuyu alıp uzaklaşmak üzereyken "kaşık, kaşık" diye arkamızdan seslendi! :)



Pastificio

Pompi'den kalsik tramisu



Karnımız tok sırtımız pek olunca aşk çeşmesine doğru herkesin gittiği yönde kalabalığı takip etmeye başladık. Bu sırada geçtiğimiz yollardaki seyyar tezgahlardan aldığımız hediyelik eşyalar İtalya genelinde en ucuz satın aldıklarımızdı. (magnetler 1€)



Maalesef biz gittiğimizde tadilat bitmediği için bu şekilde fotoğrafını çekebildik. (2015 Şubat) Ama artık tadilat bittiğine göre siz doya doya o güzel eseri fotoğraflayabilirsiniz.

Ve yine kalabalığı takip ederek sıradaki durağımız Pantheon..

Pantheon
Pantheon'un ortası delik devasa kubbesi


Pantheon'un önündeki meydan
Pantheon'dan sonra Piazza della Republiqa meydanına ve bu meydanda bulunan Santa Maria degli Angeli kilisesine geçtik. Michelangelo tarafından yapılan bu kilisede, Galileo’ nun fizik deneylerini yaptığı bölüm ile güneş saati bulunur. Kubbe de yer alan bir delikten geçen güneş, kilisenin zemininde çizilmiş güneş saati skalasına yansır.

Piazza della Republiqa
Piazza della Republiqa

Santa Maria degli Angeli
Santa Maria degli Angeli


Santa Maria degli Angeli

Santa Maria degli Angeli

Santa Maria degli Angeli
 Ve 2. günü de tamamladığımızda artık ayaklarımız 20.000 bin adım atmış olmanın verdiği yorgunlukla dinlenebileceği anı kollarken biz de kendimizi Campa de Fiore'deki güzel cafelerden birine attık. Akşam yemeği saati de gelmişken, yağan yağmurun altında loş meydanı izleyerek günün yorgunluğunu atıp daha sonra da otelimize geçtik.







14 Aralık 2015 Pazartesi

Roma'da ilk gün..

Uçaktan indik, shuttle ile Termini'ye ulaştık ve işte ilk yurtdışında yol-iz bulma tecrübemizle başbaşa kalmış bulunmaktayız. Neyseki gelmeden önceki araştırmalarımız en büyük kurtarıcımızdı. Termini'den metroya binip bir durak ilerideki Cavour istasyonunda inip otelimize ulaşmak ilk amacımız :) Tabi benim gelmeden önce google maps üzerinde bütün adresleri işaretleyip iphone'a indirdiğim maps.me isimli uygulama çok işimize yaradı, özellikle uygulamanın internete ihtiyaç duymadan yalnızca şebeke üzerinden bulunduğumuz yeri göstermesine tam 10 puan :)
Otelimiz Cavour metro istasyonunda indiğimizde metro çıkışına 50 metre mesafede İtalyan mimarisindeki bir apartmanın 2. katıydı. Otelimizdeki görevliler o kadar tatlıydı hemen bize küçük bir harita üzerinde gidebileceğimiz yerleri işaretlediler, biz de eşyalarımızı bıraktıktan sonra hemen Roma sokaklarına attık kendimizi. 

Otelin önündeki caddeden 200 metre aşağı indiğimizde karşımıza Roma Forumu ve Colleseum çıkıyordu. Bizde gezi planımızda otele yakın olduğu için ilk gün Forum ve kolezyum gezilerini eklemiştik ancak otele vardığımızda saat 16:00 olduğundan ve son giriş saatini kaçırdığımızdan bu turu Roma'daki son günümüze bıraktık. 

Forum ve kolezyumu dışarıdan görüp caddeden Piazza Venezia'ya doğru yürümeye başladık. Caddenin kaldırımları Şubat sonu için turist bakımından oldukça kalabalıktı. Oysaki geçen araba sayısı yok denecek kadar azdı. 

Kolezyumun önünde duran bu amcanın sırrını hala çözebilmiş değilim :/

Kolezyum 
Roma Forumu'nun girişindeki kapı

Kolezyum'dan Piazza Venezia'ya çıkan caddeden neredeyse hiç araba geçmemesi:) 


Piazza Venezia'ya geldiğimizde bizi bembeyaz bir saray karşıladı. İtalyanların düğün pastası diye adlandırıp hiç beğenmedikleri Altare della Patria ismi verilen bu bina bembeyaz mermer taşından ve oldukça görkemli olarak karşımıza çıktı. İtalya'nın ilk kralı Victor Emmanuel tarafından İtalya'nın birleşmesi anısına yaptırdığı ve önünde de Vittorio Emmanuel'in at üzerinde bir heykeli de bulunan bu saray, her ne İtalyanlar tarafından saf beyazlığının tarihi dokuyu bozduğu düşüncesiyle beğenilmese de bence çok gözalıcı bir güzelliği vardı.

Altare della Patria


Piazza Venezia

Piazza Venezia

Piazza Venezia'dan sonra arkamızı Altare della Patria'ya verip soldaki caddeden ilerlediğimizde Piazza Navona'ya ulaştık. Burası sokak sanatçılarının uğrak mekanı olan bir meydan ve akşamın ilk saatlerinde oldukça keyifliydi.

Piazza Navona
Piazza Navona

Fontana dei Quattro Fiumi (Dört Nehir Çeşmesi)

Fontana dei Quattro Fiumi (Dört Nehir Çeşmesi)

Piazza Navona'da biraz acıktığımızı farkettik ve gezi listemizin yemek bölümündeki Pizzeria Da Bafetto'ya gitmeye karar verdik. Piazza Navona'nın alt tarafında kalan Via Governo caddesinde bulunan bu pizzacının ilginç yanı 18:30 da açılıyor olması. Eğer açılış saatinden daha geç giderseniz içeri girebilmek için sıra beklemeniz çok muhtemel. Biz gittiğimizde saat 18:20 civarıydı ve mekan henüz açılmamıştı ama önünde sıra oluşmuştu bile. Kapı açıldı ve Bafetto usta herkesi tek tek masalara yerleştirdi. Şanslıymışız ki ilk turda son giren biz olduk ve Yunan 4 gencin masasına iliştirildik :)

Ev şarabı :)

Çok acıktığımızdan olsa gerek pizzalarımız geldiğinde fotoğrafını çekemeden hüpletmiştik bile :)
Fiyatların çok uygun olduğunu söylemem gerek. İçecekler dahil seçiminize göre 15€ civarına kalkabilirsiniz.



Yemeğimizi de yiyip iyice mayışınca Roma sokaklarını ağır ağır geçerek otelimize geri döndük ve böylece ilk günü tamamlamış olduk.