14 Aralık 2015 Pazartesi

Roma'da ilk gün..

Uçaktan indik, shuttle ile Termini'ye ulaştık ve işte ilk yurtdışında yol-iz bulma tecrübemizle başbaşa kalmış bulunmaktayız. Neyseki gelmeden önceki araştırmalarımız en büyük kurtarıcımızdı. Termini'den metroya binip bir durak ilerideki Cavour istasyonunda inip otelimize ulaşmak ilk amacımız :) Tabi benim gelmeden önce google maps üzerinde bütün adresleri işaretleyip iphone'a indirdiğim maps.me isimli uygulama çok işimize yaradı, özellikle uygulamanın internete ihtiyaç duymadan yalnızca şebeke üzerinden bulunduğumuz yeri göstermesine tam 10 puan :)
Otelimiz Cavour metro istasyonunda indiğimizde metro çıkışına 50 metre mesafede İtalyan mimarisindeki bir apartmanın 2. katıydı. Otelimizdeki görevliler o kadar tatlıydı hemen bize küçük bir harita üzerinde gidebileceğimiz yerleri işaretlediler, biz de eşyalarımızı bıraktıktan sonra hemen Roma sokaklarına attık kendimizi. 

Otelin önündeki caddeden 200 metre aşağı indiğimizde karşımıza Roma Forumu ve Colleseum çıkıyordu. Bizde gezi planımızda otele yakın olduğu için ilk gün Forum ve kolezyum gezilerini eklemiştik ancak otele vardığımızda saat 16:00 olduğundan ve son giriş saatini kaçırdığımızdan bu turu Roma'daki son günümüze bıraktık. 

Forum ve kolezyumu dışarıdan görüp caddeden Piazza Venezia'ya doğru yürümeye başladık. Caddenin kaldırımları Şubat sonu için turist bakımından oldukça kalabalıktı. Oysaki geçen araba sayısı yok denecek kadar azdı. 

Kolezyumun önünde duran bu amcanın sırrını hala çözebilmiş değilim :/

Kolezyum 
Roma Forumu'nun girişindeki kapı

Kolezyum'dan Piazza Venezia'ya çıkan caddeden neredeyse hiç araba geçmemesi:) 


Piazza Venezia'ya geldiğimizde bizi bembeyaz bir saray karşıladı. İtalyanların düğün pastası diye adlandırıp hiç beğenmedikleri Altare della Patria ismi verilen bu bina bembeyaz mermer taşından ve oldukça görkemli olarak karşımıza çıktı. İtalya'nın ilk kralı Victor Emmanuel tarafından İtalya'nın birleşmesi anısına yaptırdığı ve önünde de Vittorio Emmanuel'in at üzerinde bir heykeli de bulunan bu saray, her ne İtalyanlar tarafından saf beyazlığının tarihi dokuyu bozduğu düşüncesiyle beğenilmese de bence çok gözalıcı bir güzelliği vardı.

Altare della Patria


Piazza Venezia

Piazza Venezia

Piazza Venezia'dan sonra arkamızı Altare della Patria'ya verip soldaki caddeden ilerlediğimizde Piazza Navona'ya ulaştık. Burası sokak sanatçılarının uğrak mekanı olan bir meydan ve akşamın ilk saatlerinde oldukça keyifliydi.

Piazza Navona
Piazza Navona

Fontana dei Quattro Fiumi (Dört Nehir Çeşmesi)

Fontana dei Quattro Fiumi (Dört Nehir Çeşmesi)

Piazza Navona'da biraz acıktığımızı farkettik ve gezi listemizin yemek bölümündeki Pizzeria Da Bafetto'ya gitmeye karar verdik. Piazza Navona'nın alt tarafında kalan Via Governo caddesinde bulunan bu pizzacının ilginç yanı 18:30 da açılıyor olması. Eğer açılış saatinden daha geç giderseniz içeri girebilmek için sıra beklemeniz çok muhtemel. Biz gittiğimizde saat 18:20 civarıydı ve mekan henüz açılmamıştı ama önünde sıra oluşmuştu bile. Kapı açıldı ve Bafetto usta herkesi tek tek masalara yerleştirdi. Şanslıymışız ki ilk turda son giren biz olduk ve Yunan 4 gencin masasına iliştirildik :)

Ev şarabı :)

Çok acıktığımızdan olsa gerek pizzalarımız geldiğinde fotoğrafını çekemeden hüpletmiştik bile :)
Fiyatların çok uygun olduğunu söylemem gerek. İçecekler dahil seçiminize göre 15€ civarına kalkabilirsiniz.



Yemeğimizi de yiyip iyice mayışınca Roma sokaklarını ağır ağır geçerek otelimize geri döndük ve böylece ilk günü tamamlamış olduk.

5 Kasım 2015 Perşembe

Vee İtalya turumuzun ilk durağı: Roma

23 Şubat sabahı ilk yurtdışına çıkışımız için heyecanla uyandık ve havaalanının yolunu tuttuk. Havaalanında uçağımızı beklerken kahvaltımızı da ettik ve önce 08:05'teki İstanbul uçuşu ardından da 12:05'teki Roma uçusumuz için hazırdık.

P.s: Uçak biletlerimizi İzmir'den Roma'ya tek rezervasyon numarası ile değil de ayrı ayrı aldığımız için havaalanında bagajlarımızı İstanbul'da tekrar almak üzere teslim ettik. Bundan sonra gideceklere tavsiyem; eğer uçuşlarınız tek bilet üzerinde değilse online check-in yapmadan havaalanına giderseniz yetkililer bagajlarınızın iç hatlar uçuşunuzdan dış hatlar uçuşuna trasnferini sizin almanıza gerek kalmadan yapıyor. Ancak bizim gibi online check-in yaparsanız İstanbul'da alıp tekrar bagaja vermek zorunda kalırsınız :(

İstanbul Sabiha Gökçen'de ilk freeshop deneyimimizi de yaşamış olduk. Resmen çikolata cennetiydi bizim için. Başımız döndü onu mu alsak bunu mu diye ancak sadece yolluk bir iki atıştırmalık alıp gerisini Türkiye dönüşüne bıraktık.
Roma uçuşumuzda uçak o kadar boştu ki eşimle biz bir sıra koltukta (3 koltuk) ayaklarımızı uzata uzata hem yolculuğumuzun tadını çıkarttık hem de Roma ile ilgili araştırdığım bloglardan derlediğim gezi yazılarına göz atıp rotamızın üzerinden geçtik.
Her ne kadar Pegasus Havayollarını sevmesem de (bunun sebebini gezimin son yazısında anlatacağım.) bu manzara gerçekten müthişti. 


Roma saatiyle 13:40'ta Fiumicino havaalanına indiğimizde bizi biraz uzun bir pasaport kuyruğu bekliyordu. Avrupa Birliği vatandaşlarının ellerini kollarını sallayarak girdikleri bölüme bakarak iç çeksek de bizim sıramız da hızlı ilerledi ve damga basılan pasaportlarımız ile birlikte valizlerimizi alacağımız salona doğru yöneldik. 

Fiumicino havaalanı İzmir'deki Adnan Menderes Havaalanı büyüklüğündeydi. Yani merak etmeyin kaybolmazsınız. Biz valizlerimizi aldıktan sonra daha önce bloglardan okuduğum üzere Roma Pass almak için tourist info'ya yöneldik. Roma Pass'imizi aldıktan sonra (36€/kişi başı) sıra bizi Roma merkezine (Termini) götürecek Havaş benzeri otobüslerin kalkış noktasını bulmak oldu. Biraz zorlansak da otobüsleri de bulduk. Birden fazla otobüs firması aynı yere gidiyordu. Biz de bir an önce gezimize başlamak istiyorduk bu nedenle ilk kalkan otobüs için gişeden biletimizi aldık ve yoğun kalabalık arasında son 2 koltuğu olan otobüse bindik. 

Son 2 koltuktan birinin muavin koltuğu olduğunu gördüğümüzde biraz hayal kırıklığına uğramış olsak da eşim bu sayede panoramik bir şehir manzarasıyla yolculuk etmiş oldu. Ben ise havaalanından çıktığımız andan itibaren her yeri video kaydına alan ve yan koltuğumuzda oturan kızı ile eşine sürekli birşeyler söylemesine karşın onlar tarafından kesinlikle dikkate alınmayan Japon bir annenin yanında oturdum. Eşimin kesinlikle daha rahat seyahat ettiğini söyleyebilirim :)

Bunlar da eşimin muavin koltuğundan çektiği kareler...






27 Ağustos 2015 Perşembe

Avrupa gezimizin ilk durağı İTALYA...

Yurt dışına daha önce hiç çıkmamış bir olarak her zaman hayallerimi süslüyordu bu gezi. Bir gün internette gezinirken Roma gezisini inanılmaz bir sıcakkanlılıkla anlatan ebygale.blogspot.com'u keşfettim. Kendisi o kadar açıklayıcı şekilde anlatmıştı ki nasıl gidilir ne yenir ne içilir, kendimi bir anda uçak biletlerine bakarken buldum. Aslı gibi bende kampanyalı biletlerden satın aldım haziran ayında. Hem de seyahat tarihi taaa şubat ayı olan :D Gidiş-dönüş İzmir-İstanbul aktarmaları hariç 2 kişi 600TL gibi bir rakama geldi. 1 ay öncesinden alınan Ankara biletlerinin bu fiyat olduğu düşünülürse bence Avrupa için çok iyi bir fiyattı. Yine İzmir- İstanbul uçuşumuzu da kampanyadan yararlanıp gidiş dönüş 2 kişi 150 TL civarına almıştık diye hatırlıyorum.

Tabi Sevgili Aslı'nın seyahat programı Roma olunca bende sadece Roma gidiş dönüşlü uçak bileti almıştım toplam 4 günlük. Daha sonra eşimle düşündük taşındık. Madem gidiyoruz yalnız Roma ile kalmayalım İtalya'yı gezelim diye düşünüp biletlerimizi Roma gidiş Milano dönüş toplamda 7 gün olacak şekilde değiştirdik. Bu değişiklikte Pegasus puanlarımızın faydasını çok gördüm söylemeden edemeyeceğim :)

Seyahat planımızın ana başlıkları Roma- Floransa- Venedik- Milano hattıydı. Nerede kaç gün kalacağımızı ise taslak olarak Roma (2), Floransa (2), Venedik (1) ve Milano (2) şeklinde belirleyip booking.com'dan otel araştırmaya başladık. Seçeceğimiz otellerin özellikle merkez tren istasyonuna yakın olmasına dikkat ettik zira şehirler arasındaki geçişleri hızlı tren ile yapmayı planlamıştık. Hızlı tren biletleri de erken satın aldığınızda aynı uçak biletleri gibi çok uygun fiyatlara gelebilirken son dakika alınan biletler inanılmaz pahalı olabiliyor. Fakat tren biletleri en geç 3 ay sonrasına satın alınabiliyor bu nedenle seyahat tarihlerimizin 3 ay öncesine gelen günlere alarm kurup ilk fiyattan satın aldım biletleri :) Roma- Floransa (trenitalia) ve Floransa-Venedik(Italotreno) arası biletleri kişi başı 18 euro'ya; Venedik-Milano (trenitalia) arasını ise 9 euro'ya almıştım. (bu kadar ucuz olmasının bir sebebi varmış tabi, ileriki bölümlerde anlatacağım.)

Tren bileti satın alırken dikkat etmeniz gereken bölüm, tren saatini ve kaç kişi seyahat edeceğinizi seçtiğiniz sayfadan sonra alt kısımda küçük bir şekilde "koltuk seçmek istiyorum" yazısını bulup tıklamak, daha sonra tren üzerinde yerinizi seçebiliyorsunuz. (Ters koltukta oturmamak için ne taraf gidiş yönü resimden anlamak imkansız, artık şansınıza)

Evet uçak biletleri, kalınacak oteller ve şehirler arası geçişteki tren biletlerimiz hazır. Artık sıra daha ayrıntılı program yapmaya geldi.

Konu istediğim ve merak ettiğim bir şey olunca ben tam bir araştırma kurduyumdur. E elimizin altında Google amca olunca sormamak olmaz, o da sağolsun en güzel cevapları verir. Aslı'nın Roma gezisi için hazırladığı minik kitapçığını benimle paylaşması süper bir başlangıç oldu planlama aşamasında. Sağolsun değişik kaynaklardan araştırıp bulduğu yemek yerlerinin açık adres bilgilerinden, başımıza bir şey gelirse başvurmamız gereken mercilerin telefonlarına kadar herşey mevcuttu bu kitapçıkta. Hal böyle olunca Roma hazır, ben diğer şehirlere bakayım dedim ve girdim internetin sonsuz dünyasına. İtalya tarihi ve güzellikleriyle çok meşhur olunca karşıma o kadar çok kaynak çıktı ki gidip gören, tekrar tekrar gidenler tarafından yazılan, sanırım bir biz kalmışız :) Velhasıl diğer şehirler konusunda da tarihi yerleri olsun, yemek mekanları olsun sıkı bir araştırmadan sonra sıra geldi Aslı'nın kitaçığından kopya çekip bunları gün gün gidilecek yerler şeklinde sıralayıp rota çıkarmaya. Onun da çok vaktimi aldığını söyleyemeyeceğim. (İsteyenler olursa bende Aslı gibi paylaşabilirim hazırladığım programı.)

Vee sonrasında yalnızca seyahat günümüzü beklemek kalmıştı bize...

Roma günlüğü bir sonraki yazımda...